
‘Adak’ başlıklı bu heykel, Çin porselenini ve ahşabı, zıtlıklar ve dokularla oynayan görsel bir saygı duruşunda bir araya getiriyor. Beyaz noktalarla bezenmiş koyu mavi porselenin, karanlık dallardan oluşan bir yatak üzerine özenle yerleştirilmiş bir kâseye benzediği görülüyor. Renk seçimi, gece manzaralarını ya da belki orman yaratıklarını çağrıştıran bir huzur ve gizem havası uyandırıyor.
Narin yapısı ve dayanıklılığıyla bilinen porselen, pürüzlü ve doğal ahşapla ilginç bir karşıtlık oluşturarak yaratılan ile bulunan arasındaki hassas dengeyi temsil ediyor. Bu tür bir bütünleşme yalnızca sanatçının teknik ustalığını değil, aynı zamanda daha derin bir anlatıyı da yansıtıyor: doğal ve insani unsurların kaynaşması, kusurları ve güzellikleri eş zamanlı olarak kucaklamak. Yapıt, malzemelerin bir arada var oluşunu ve her birinin taşıdığı hikayeleri düşündürmeye davet ediyor.



